SSS
Onkoloji
Evet, birçok kanser tamamen tedavi edilebilir. Özellikle erken evrede yakalanan birçok kanser türünde uygulanan doğru tedaviyle hastalık tamamen ortadan kalkabilir ve hastalar uzun yıllar sağlıklı bir yaşam sürdürebilir.
Son yıllarda geliştirilen kemoterapiler, akıllı ilaçlar ve immünoterapiler sayesinde ileri evre kanserlerde bile uzun süreli tam yanıtlar alınabilmekte ve hastalık kontrol altında tutulabilmektedir.
Her hastanın durumu farklı olsa da günümüzde geçmişe göre çok daha etkili tedavi imkânları bulunmaktadır.
Özellikle bazı kanser türlerinde genç yaşta görülme sıklığının arttığını gösteren bilimsel çalışmalar bulunmaktadır.
Uzmanlar; obezite, hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, işlenmiş gıdaların fazla tüketilmesi, alkol, sigara ve çevresel faktörlerin bu artışta rol oynayabileceğini değerlendirmektedir. Ayrıca daha gelişmiş görüntüleme yöntemleri sayesinde erken tanı konması da bu artışın bir nedenidir.
Genç olmak kanser olunmayacağı anlamına gelmez. Uzun süren açıklanamayan şikâyetler “Nasılsa gencim” denilerek ihmal edilmemelidir.
Kanser sadece çıktığı organa göre değerlendirilmez. Aynı organda gelişen kanserler bile kişiden kişiye farklı özellikler gösterebilir.
Örneğin; tümörün evresi, mikroskobik özellikleri, hastanın yaşı, eşlik eden hastalıkları ve özellikle tümörün genetik yapısı tedavi kararını değiştirir. Bu nedenle kanser tedavisi, her hasta için kişiye özel planlanır.
Başkasına uygun olan bir tedavi, sizin için en doğru seçenek olmayabilir. Kanser tedavisi konfeksiyon kıyafet gibi değildir; terzi işi gibidir. Her hastaya, hastalığının özelliklerine göre özel olarak planlanır.
Günümüzde kanser tedavisi çok hızlı değişiyor. Kemoterapi seçenekleri tükenmiş olsa bile bazı hastalarda hedefe yönelik ilaçlar, immünoterapiler veya başka tedavi seçenekleri gündeme gelebiliyor.
Bazen eski biyopsinin yeniden incelenmesi, bazen yeni bir biyopsi yapılması, bazen de tümörün genetik özelliklerinin araştırılması için kapsamlı moleküler testler gerekebiliyor. Elbette her hastada mutlaka yeni bir tedavi bulunacak demek doğru değildir.
Bazen hastalığa yönelik aktif tedavilerin gerçekten sonuna gelinmiş olabilir. O durumda da ağrı, nefes darlığı, beslenme gibi sorunları kontrol etmek ve yaşam kalitesini korumak için yapabileceğimiz pek çok destekleyici adım vardır. Bu nedenle seçeneklerin tükendiği düşünülen bir hastada, dosyanın deneyimli bir onkolog tarafından yeniden değerlendirilmesi değerlidir.
Tomografinizde akciğer nodülü çıktıysa hemen “kanser oldum” diye düşünmeyin. Akciğer nodülleri oldukça sık görülür ve bunların önemli bir kısmı kanser değildir. Geçirilmiş enfeksiyonlar, eski tüberküloz ve bazı iltihabi hastalıklar da akciğerde nodül bırakabilir.
Peki biz neye bakıyoruz? Nodülün büyüklüğüne, şekline, kenar özelliklerine, solid mi buzlu cam görünümünde mi olduğuna, önceki filmlerde bulunup bulunmadığına ve zaman içerisinde büyüyüp büyümediğine bakıyoruz. Ayrıca kişinin yaşı ve sigara öyküsü gibi risk faktörleri de önemlidir.
Bazı nodülleri yalnızca belirli aralıklarla tomografiyle takip ederiz. Bazılarında ise PET-BT veya biyopsi gibi ileri incelemeler gerekebilir. Yani akciğerde her nodül kanser değildir; önemli olan nodülün doğru değerlendirilmesidir.