Kanser tedavisinde “akıllı ilaçlar” olarak da bilinen hedefe yönelik tedaviler, son yılların en önemli ilerlemelerinden biridir. Bu ilaçlar, kanser hücrelerinin büyümesini sağlayan belirli molekülleri ya da genetik değişiklikleri doğrudan hedef alarak çalışır.

Klasik kemoterapiden farkı nedir?

Kemoterapi hızlı bölünen tüm hücreleri etkilerken, hedefe yönelik tedaviler yalnızca kanser hücrelerine özgü bir “anahtarı” hedef alır. Bu seçicilik sayesinde, doğru hastada hem daha etkili olabilir hem de sağlıklı dokulara daha az zarar verebilir.

Kişiye özel tedavinin temeli

Bu tedavilerin işe yarayabilmesi için tümörde hedeflenecek değişikliğin bulunması gerekir. Bu nedenle tümör dokusunda moleküler ve genetik testler yapılır. Örneğin akciğer kanserinde EGFR ya da ALK değişiklikleri, meme kanserinde HER2 pozitifliği, melanomda BRAF değişikliği gibi belirteçler tedavi seçimini doğrudan belirler.

Hangi kanserlerde kullanılır?

Hedefe yönelik tedaviler meme, akciğer, kalın bağırsak, böbrek, karaciğer, melanom, GIST ve birçok kanser türünde kullanılmaktadır. Liste her geçen yıl genişlemekte, yeni hedefler ve yeni ilaçlar tedaviye katılmaktadır.

Hedefe yönelik tedaviler, kanserin artık tek bir hastalık değil, her biri kendine özgü özellikleri olan birçok farklı hastalık olarak ele alındığı çağdaş onkolojinin en güzel örneklerinden biridir. Tümörünüzün moleküler profilini değerlendirmek, en uygun tedaviyi belirlemenin anahtarıdır.